BİOLİMPİYAT
← Ders dizini

DERS 116 / 120 İmmünogenetik

MHC çok biçimliliği, antijen sunumu ve popülasyondaki bağışıklık çeşitliliği

Alan: İmmünogenetik | Beceri: Genetik çeşitlilik ile bireysel bağışıklık sonucunu nedensel bağlamda değerlendirmek

Antijen sunumuna farklı yollar

MHC sınıf I molekülleri birçok çekirdekli hücrede bulunur ve çoğunlukla hücre içi proteinlerden türeyen peptitlerin CD8⁺ T hücrelerine sunulmasına katkı sağlar. Peptitlerin proteazomda işlenmesi, TAP aracılığıyla ER'e taşınması ve MHC I yüklenmesi tipik bir yoldur; çapraz sunum gibi özel yollar da mevcuttur. MHC sınıf II, esas olarak profesyonel antijen sunan hücrelerde dıştan alınmış antijenlerin endozomal/lizozomal işlenmiş ürünlerini CD4⁺ hücrelerine sunabilir. Bu sınıflandırma genel yönü gösterir; hiçbir antijenin tek bir mutlak kaynağı olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır.

Allel çeşitliliğinin sonucu

MHC genleri birçok popülasyonda yüksek derecede polimorfiktir. Farklı alleller, farklı peptit bağlama olukları ve peptit tercihlerine sahiptir; bu çeşitlilik popülasyon düzeyinde çok farklı patojen peptitlerinin sunulabilmesini artırabilir. Ancak tek bir bireyde heterozigot olmak her patojene karşı üstün savunma garantisi değildir. Bağışıklık yanıtının sonucu T hücre repertuvarı, önceki maruziyetler, patojenin kaçış mekanizmaları ve başka genlerle birlikte belirlenir. MHC genlerinin fiziksel bağlantısı ve haplotip yapıları, bağımsız lokus varsayımını bozabilir.

Klonal seçilim ve tolerans

T hücre reseptör çeşitliliği V(D)J rekombinasyonu ve zincir eşleşmesiyle artar; MHC çeşitliliği ise kalıtılan genlerdeki farklılıktır. İkisini aynı biyolojik kaynak gibi tanımlamak yanlıştır. Timusta pozitif ve negatif seçilim, T hücrelerinin kendi MHC bağlamında işlevsel olmasına ve güçlü öz-reaktivitenin sınırlandırılmasına katkı sağlar; tolerans hiçbir otoimmün olasılığını sıfırlamaz. Antijen bağlayabilmek, doğrudan güçlü T hücre yanıtı elde edileceği anlamına gelmez; kostimülasyon ve sitokin bağlamı önemlidir.

Popülasyon hesabı

Kuramsal tek bir lokusta A allelinin sıklığı p=0,6; B allelinin sıklığı q=0,4 olsun. Hardy–Weinberg varsayımları altında AB heterozigot sıklığı 2pq=0,48, AA=0,36, BB=0,16 beklenir. Bu oranlar rastgele çiftleşme, seçilim/göç ve diğer varsayımlar altında hesaplanır; gerçek MHC lokuslarında birçok allel, bağlantı dengesizliği ve seçilim nedeniyle sonuç daha karmaşıktır. Tek lokusun bu basit örneği bütün MHC haplotiplerini temsil etmez.

IBO problemi ve çözüm

Bir MHC alleli belirli viral peptidi yüksek afiniteyle bağlıyor. Bu bulguya dayanarak hangi yorum kanıtın sınırını aşar? A) O allelin taşındığı birey enfeksiyondan kesin korunur B) Allel-peptit arasında bir moleküler etkileşim vardır C) Sunum olasılığı hipotezi test edilebilir D) T hücre yanıtını araştırmak anlamlı olabilir E) Bu peptidin T hücrelerine sunulup sunulmadığı ayrı bir deneyle incelenebilir.

Yanıt A. Bağlanma özgüllüğü, tüm organizma düzeyinde koruyucu bağışıklıkla eşit değildir. Peptit sunumu, T hücre aktivasyonu ve patojen kontrolü ayrı deneylerle gösterilmelidir.

Kaynak çerçevesi: Janeway's Immunobiology; temel popülasyon genetiği.

Bu notta yer alan veriler eğitim amacıyla kurgulanmıştır. Resmî IBO materyali değildir; bilimsel kaynak ve görsel açıklamaları için kaynaklar sayfasına bakınız.